Tuz

Tuz, insanlık tarihinin en eski ve en temel gıda bileşenlerinden biridir. Evde yemek yaparken nasıl bir tutam tuz diğer malzemelerin lezzetini ortaya çıkarıyorsa, ürünümüzde de benzer bir görev üstlenir.

Birçok kişi tuzun yalnızca "tuzlu tat vermek" için kullanıldığını düşünür. Oysa tuzun asıl görevi, tarifteki diğer lezzetlerin daha iyi algılanmasını sağlamaktır. Baklagillerden gelen doğal aromaları belirginleştirir, baharatların karakterini destekler ve ürünün genel lezzet dengesini oluşturur.

Gıda teknolojisi açısından bakıldığında tuz, lezzet standardizasyonunda da önemli bir role sahiptir. Her pakette aynı lezzet deneyiminin sunulmasına yardımcı olur ve ürünün duyusal kalitesini destekler.

Formülümüzde tuzu yoğun bir tuzluluk yaratmak için değil, kırmızı mercimek, nohut, kinoa ve baharatlardan gelen doğal lezzetleri öne çıkarmak için kullanıyoruz. Tıpkı evde yapılan bir yemekte olduğu gibi, doğru miktarda kullanıldığında tuzun varlığı hissedilmez; ancak yokluğu hemen fark edilir.

Kısacası tuzu yalnızca tuzluluk vermek için değil; ürünümüzün tüm bileşenlerinin uyum içinde çalışmasını sağlayan temel bir lezzet dengeleyicisi olarak kullanıyoruz.

100 g sofra tuzu ortalama olarak:
 

Enerji

0 kcal

Protein

0 g

Karbonhidrat

0 g

Sodyum

~39.000 mg

Yağ

~0 g

Kaynaklar

1- Breslin, P.A.S., & Beauchamp, G.K. (1997). Salt enhances flavour by suppressing bitterness. Nature.

2- • McCaughey, S.A., & Scott, T.R. (1998). The taste of sodium. Neuroscience & Biobehavioral Reviews.